Kripto para kavramı ilk kez 2009 yılında ortaya çıkan Bitcoin ile hayatımıza girmiştir. Kripto para alım satımı, kripto para borsaları üzerinden internet aracılığıyla sağlanmaktadır. Kripto paralar, blockchain adı verilen teknolojiyi kullanarak tamamen dijital ortamda yaratılan, fiziki olmayan varlıkları ifade eder.
Bu makalede konu icra hukuku bakımından ele alınarak, kripto paraların haczedilip haczedilemeyeceği bilimsel verilere dayanarak tartışılmıştır.
Öncelikle kripto paranın tanımı ele alınmış, ülkemizdeki kripto varlıkların hukuki durumu ve konuya ilişkin yasal düzenlemelerin varlığı değerlendirilmiştir. Sonraki aşamada, kripto paraların hukuki açıdan hangi statüde yer aldığı ve bu konuda kanuni bir düzenleme bulunup bulunmadığı incelenmiştir. Kripto paranın statüsü; emtia mı, menkul kıymet mi olduğu yönünden değerlendirilmiştir.
İcra ve İflas Hukuku bakımından haciz konusuna değinilmiş, İcra ve İflas Kanunu’nda yer alan ilgili maddeler gereğince tamamen haczedilemeyen mal ve haklar ile kısmen haczedilemeyen mal ve haklar ele alındıktan sonra kripto paraların haczedilip haczedilemeyeceği konusunda sonuca ulaşılmıştır.
Kripto para alım satımı gerçekleştirmek amacıyla Türkiye genelinde ve dünya genelinde kripto para borsaları bulunmaktadır. Bu çerçevede, bankalardaki mevduatlara uygulanan İİK 89. madde hükmünün, kripto para alım satımına aracılık eden kurumlara karşı uygulanıp uygulanamayacağı hususu üzerinde durulmuştur.
Bu konuda daha net bilgilere sahip olabilmek için İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin hangi şartlar altında uygulama alanı bulduğu ve kripto para borsalarına İİK 89’a göre haciz ihbarnamesi gönderilip gönderilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Çalışmanın son bölümünde ise Türkiye’de ilk defa yargı alanına taşınan kripto paraların haczine ilişkin İstanbul 14. İcra Müdürlüğü nezdinde yürütülen karara ve kararın gerekçesine değinilmiştir.
Kripto para adı altında ilk kez 2009 yılında Satoshi Nakamoto tarafından oluşturulan Bitcoin, ilk kripto paradır. Kripto paralar bir çeşit dijital döviz olarak nitelendirilebilir. Kripto varlıklar, merkezi bankacılık sistemlerinin aksine tümüyle merkeziyetsiz bir sistem üzerinde kurulmuştur.
Bitcoin ortaya çıktığından beri birçok kripto para ortaya çıkmıştır. Bitcoin dışındaki kripto para birimlerine ise altcoin denilmektedir. Kripto para birimlerinin birçoğu günümüzde hâlihazırda aktif bir şekilde kullanılmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası aracılığıyla 16 Nisan 2021 tarihli Resmî Gazete’de “Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik” yayımlanmıştır. Yürürlüğe giren yönetmelikte Türkiye’de ilk kez kripto varlığın tanımı yapılmıştır.
Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinde şu tanıma yer verilmiştir:
“Kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydî para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıkları ifade eder.”
Aynı yönetmeliğin 3. maddesinde ise şu hüküm yer almaktadır:
“Kripto varlıklar, ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılamaz. Kripto varlıkların ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılmasına yönelik hizmet sunulamaz.”
Yönetmeliğin 4. maddesinde de ödeme hizmeti sağlayıcılarının, ödeme hizmetlerinin sunulmasında ve elektronik para ihracında kripto varlıkların doğrudan veya dolaylı olarak kullanılacağı şekilde iş modelleri geliştiremeyeceği ve bu tür iş modellerine ilişkin hizmet sunamayacağı düzenlenmiştir.
Yapılan bu düzenleme ile kripto paraların ilk kez resmî tanımı yapılmış, Bitcoin gibi kripto varlıkların bulundurulmasına doğrudan bir engel getirilmemiştir. Ancak yasal olarak faaliyet gösteren ödeme kuruluşlarının kripto para bulundurmaları ve kripto borsalarına aracılık yapmaları yasaklanmıştır.
Bu durum, kripto para teknolojisinin tüm sakıncalarına rağmen konuya ilişkin yasal düzenlemelerin zaman içinde yapılmaya başlandığını göstermektedir.
Türkiye’de ilk kez kripto paranın tanımı Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik’te yapılmıştır. Bu yönetmelik dışında konuya ilişkin kapsamlı bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır.
Ancak 16 Nisan 2021 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik, Türkiye’de yakın zamanda konuya ilişkin daha ayrıntılı yasal düzenlemelerin yapılabileceğini göstermektedir.
Mevcut durumda kripto para alım satımının ve saklanmasının suç kapsamında olmadığını söylemek mümkündür. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesi şu hükmü içermektedir:
“Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.”
Bu hüküm ve “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince, şu an için ülkemizde kripto paralara ilişkin yapılan işlemler bakımından açık bir yasak veya hukuki engel bulunmamaktadır.
Ancak henüz kapsamlı bir yasal düzenleme bulunmadığından, kripto borsa alanında işlem yapacak kişilerin ekonomik güvenliği bakımından bazı tereddütler ortaya çıkmaktadır. Yakın dönemde gündeme gelen Thodex olayı bu duruma örnek olarak gösterilebilir.
Kripto para varlıklarının piyasada yer alan her çeşidinin ekonomik bir değeri olduğu açıktır. Bu nedenle kripto paranın menkul kıymet mi, emtia mı yoksa başka bir malvarlığı değeri mi olduğu; vergi hukuku, ceza hukuku ve icra-iflas hukuku bakımından önem taşımaktadır.
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 3. maddesinde menkul kıymetler; para, çek, poliçe ve bono hariç olmak üzere paylar, pay benzeri kıymetler, borçlanma araçları ve menkul kıymetleştirilmiş varlık ve gelirlere dayalı araçlar olarak tanımlanmıştır.
Kanundaki tanım dikkate alındığında, yatırım amacıyla kullanılma, belli periyotlarda gelir getirme potansiyeli taşıma ve ikame edilebilir olma gibi özellikler menkul kıymetler bakımından önemlidir.
Bu nedenle kripto varlıkların menkul kıymet olarak nitelendirilmesi tartışmalıdır. Kripto paralar sahibine doğrudan ortaklık veya alacak hakkı vermediğinden, birer menkul kıymet olarak değerlendirilmeleri mümkün görülmemektedir.
Emtia kelimesi, ticarete konu olan mallar anlamına gelmektedir. Altın, gümüş, petrol, doğal gaz, bakır, pamuk, mısır, buğday, şeker ve kahve gibi mallar emtia olarak nitelendirilmektedir.
Bu tanımlar doğrultusunda kripto paraların da altın ve gümüş gibi emtia olarak kabul edilmesi gerektiği görüşü öne çıkmaktadır. Kripto paralar sahibine ortaklık veya alacak hakkı vermediğinden menkul kıymet olarak değerlendirilemeyecek, buna karşılık ekonomik değeri olan ve ticarete konu edilebilen varlıklar olmaları nedeniyle emtia niteliği taşıyabilecektir.
Sonuç olarak hâkim görüş, kripto paraların emtia niteliği taşıdığı yönündedir.
Kripto paraların haczedilip haczedilemeyeceği konusunda İcra ve İflas Kanunu kapsamında haczi mümkün olmayan mal ve haklar ile kısmen haczedilebilen mal ve haklar önem taşımaktadır.
Haciz aşamasına geçilebilmesi için öncelikle yetkili icra müdürlüğüne başvurularak takip talebinde bulunulması gerekmektedir. Takip talebinde bulunması zorunlu olan unsurlar İcra ve İflas Kanunu’nun 58. maddesinde belirtilmiştir.
Takip talebini alan icra müdürü, kanuni bir eksiklik olmadığını tespit ettiği takdirde takip borçlusuna ödeme emri gönderir. İlamsız takiplerde ödeme emrini alan takip borçlusu, ödeme emrine 7 gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz işlemlerine geçilir.
Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz ederse takip durur. Alacaklı, itirazı bertaraf etmek için asliye hukuk mahkemesinde itirazın iptali davası veya icra hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir.
Takip kesinleştikten sonra alacaklının talebiyle haciz işlemlerine başlanabilir. Borçlunun mal veya hakları, alacaklının alacağını karşılayacak miktarda icra dairesince haczedilir. Haczedilen mallar alacaklının talebi üzerine satılır ve satıştan elde edilen para alacaklıya ödenir.
Haciz kurumunun amacı, alacaklının alacağı oranında borçlunun malvarlığına el konularak alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamaktır.
Borçluya ait bazı malvarlığı değerlerinin tamamen veya kısmen haczi mümkün değildir. Ayrıca maddi hukuk bakımından başkasına devri mümkün olmayan mal ve hakların da haczi söz konusu olamaz.
Tamamen haczedilemeyen mal ve haklar İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda devlet malları, borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan bazı eşyalar, borçlu ve ailesi için gerekli eşyalar, borçlunun haline münasip evi ve öğrenci bursları gibi bazı mal ve haklar haczedilemez.
Tamamen haczedilemeyen mal ve haklar dışında, bazı mal ve hakların ise yalnızca belli bir kısmı haczedilebilir. Bu husus İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesinde düzenlenmiştir.
Maaşlar, tahsisatlar, ücretler, intifa hakları, nafaka niteliğinde olmayan bazı ödemeler, emekli maaşları ve sigorta gelirleri, borçlu ve ailesinin geçinmesi için gerekli miktar ayrıldıktan sonra haczedilebilir.
Bu kapsamda işçilerin maaşlarının en fazla dörtte biri haczedilebilir.
Kural olarak, kanunda aksi öngörülmedikçe borçlunun malvarlığında bulunan her türlü mal, alacaklının alacağı oranında haczedilebilir.
İcra ve İflas Kanunu’nda haczi mümkün olmayan ve kısmen haczedilebilen mal ve haklar belirtilmiştir. Bu maddelerde sayılmayan mal ve hakların haczinde herhangi bir engel bulunmamaktadır.
Kripto paralar, İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesinde sayılan haczi mümkün olmayan mal ve haklar arasında yer almamaktadır. Aynı şekilde 83. maddede düzenlenen kısmen haczedilebilen mal ve haklar arasında da kripto paralara ilişkin özel bir yasak bulunmamaktadır.
Bu nedenle kripto paraların haczinin mümkün olduğu kabul edilmektedir.
Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı senede veya kıymetli evraka dayanıyorsa, taşınırlar gibi haczedilebilir. Ancak borçlunun alacağı kıymetli evraka bağlı değilse bu alacağın haczi için İİK 89. madde hükmü uygulanır.
Kanun koyucu, borçlunun üçüncü kişilerde bulunan mal veya haklarının haczi için alacaklı lehine İİK 89 hükmünü düzenlemiştir. Buna göre, borçlunun mal veya hakları üçüncü kişilerin elinde bulunuyorsa, ilgili kişilere haciz ihbarnamesi gönderilerek borçlunun malvarlığı haczedilebilir.
Borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczine karar verilmesi üzerine üçüncü kişiye birinci haciz ihbarnamesi gönderilir.
Bu ihbarname ile üçüncü kişiye, takip borçlusunun kendisinden olan alacağının haczedildiği, bundan sonra borcunu yalnızca icra dairesine ödeyebileceği, borçluya borcu yoksa bunu 7 gün içinde icra dairesine bildirmesi gerektiği, aksi takdirde borcun zimmetinde sayılacağı bildirilir.
Üçüncü kişi birinci haciz ihbarnamesine itiraz etmezse, kendisinden istenen alacağı kabul etmiş sayılır. Bu durumda kendisine ikinci haciz ihbarnamesi gönderilir.
İkinci haciz ihbarnamesinde, üçüncü kişiye tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz edebileceği, itiraz etmediği takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi gerektiği bildirilir.
Üçüncü kişi ikinci haciz ihbarnamesine de süresinde itiraz etmez ve zimmetinde sayılan borcu ödemezse, kendisine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilir.
Bu ihbarnamede üçüncü kişiye 15 gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya aynı süre içinde menfi tespit davası açması gerektiği bildirilir. Aksi takdirde borcu ödemeye zorlanır.
Burada ikili bir ayrım yapılabilir. Borçlunun hisse senetleri varsa ve bunları elinde bulunduruyorsa, İİK 88. maddeye göre bu senetler haczedilir ve icra dairesince muhafaza edilir. Ancak borçlu bir aracı kurum vasıtasıyla borsada işlem yapıyorsa, bu durumda İİK 89. maddeye göre yatırım hesabına el konulması gerekir.
Kripto varlıklar hisse senedi olmayıp, uygulamada hâkim olan görüşe göre emtia niteliğindedir. Kripto paralar ekonomik değeri bulunan varlıklar olduğundan, İİK 89 uyarınca haczedilebilecekleri kabul edilmektedir.
İİK 89. madde kapsamında aracı kurumlar, kendi bünyesinde hesabı bulunan müşterilerine karşı o hesaptaki tutar oranında borçlu konumundadır. Yani takip borçlusu, aracı kurumdan alacaklı durumundadır.
Bu nedenle bankalardaki mevduatlara uygulanan 89. madde hükmünün, kripto para alım satımına aracılık eden kurumlara karşı uygulanmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır.
Kripto borsalarında hesap oluşturulurken kişilerin ad, soyad, doğum tarihi ve yerleşim yeri gibi temel bilgileri alınmakta; para yatırma ve çekme işlemleri için hesabın doğrulanması gerekmektedir.
İcra takip işlemleri bakımından, ilgili kripto borsalarına haciz ihbarnamesi gönderilerek borçluya ait hesabın bulunup bulunmadığı tespit edilebilir. Borçlunun hesabının bulunması halinde haciz ihbarnamesi gönderilmek suretiyle haciz talebinde bulunulabilir.
Yakın tarihte İstanbul 14. İcra Müdürlüğü nezdinde yürütülen bir icra takibi kapsamında borçlunun kripto para hesaplarına haciz işlemi uygulanmış, bunun üzerine borçlu mahkemeye başvurmuştur.
Mahkemece kripto paraların haczedilemezliği iddiası değerlendirilmiş ve kripto paraların emtia ve menkul kıymetler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bir çeşit dijital döviz veya sanal para olarak kabul edildiği, dolayısıyla haczedilebileceği gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiştir.
Bu karar, İcra ve İflas Kanunu kapsamında haczi mümkün olmayan veya kısmen haczedilebilen mal ve haklar arasında kripto varlıklar yer almadığından, kripto varlıkların alım satımına aracılık eden kurumlara İİK 89’a göre haciz ihbarnamesi gönderilebileceğini göstermektedir.
16 Nisan 2021’de yayımlanan Resmî Gazete’de ilk kez kripto varlıkların tanımı yapılmıştır. Bu tarihe kadar kripto varlıklar hakkında ülkemizin resmî mercileri tarafından yapılmış açık bir tanım bulunmamaktaydı.
TCK 2. maddeye göre kanunda açıkça suç sayılmayan hallerde kişilere ceza verilemez. Bu nedenle ülkemizde kripto para alım satımı ile uğraşan kişiler hakkında yalnızca bu sebeple cezaya hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir.
Kripto paraların haczi bakımından, kripto paranın emtia mı, menkul kıymet mi yoksa para mı olduğu konusunda öğretide tartışmalar devam etmektedir. Ancak genel kanı, kripto paraların emtia niteliği taşıdığı yönündedir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesinde haczi mümkün olmayan mal ve haklar sayılmış olup, kripto paralar bu madde kapsamında yer almamaktadır. Aynı şekilde 83. maddede kısmen haczi mümkün olan şeyler düzenlenmiş olup, bu madde kapsamında da kripto paralar bakımından hacze engel özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu nedenle mevcut durumda kripto paraların haczi mümkündür.
Kripto para alım satımı yapılabilmesi için kripto borsaları kullanılmaktadır. Bu borsalarda hesap açan kişilerin kimlik doğrulaması yapması gerekmektedir. Bu çerçevede, kripto borsasına üye olan ve hesabını doğrulayan bir borçlu söz konusu ise, alacaklı bu borçlunun üye olduğu kripto borsasına İİK 89. madde gereğince haciz ihbarnamesi gönderebilir.
Bu yolla borçlunun kripto varlıklarının Türk lirasına çevrilerek alacağın karşılanması mümkün olabilir.
Yakın tarihte İstanbul 14. İcra Müdürlüğü de kripto varlıkların haczine ilişkin emsal niteliğinde bir karar vermiştir. Kararın gerekçesinde özetle, kripto paraların emtia veya menkul kıymetler kapsamında değerlendirilebileceği ve İİK 89. madde gereğince kripto alım satımına aracılık eden kurumlara haciz ihbarnamesi gönderilerek borçlunun malvarlığının haczedilebileceği belirtilmiştir.
Tüm bu hususlar doğrultusunda, kripto paralar haczi mümkün olmayan mal veya haklar arasında yer almadığından, kripto alım satımına aracılık eden kurumlara İİK 89 kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilmek suretiyle borçlunun kripto varlıklarının haczedilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bahtiyar, Mehmet: Kıymetli Evrak Hukuku Ders Notları, s. 21-26.
Kuru, Baki: Haczi Caiz Olmayan Şeyler, s. 1-4.
Pekcanıtez, Hakan: İcra İflas Hukuku Ders Kitabı, s. 162.
Pekcanıtez, Hakan: İcra İflas Hukuku Ders Kitabı, s. 178.
Pekcanıtez, Hakan: İcra ve İflas Hukuku Pratik Çalışmalar, s. 67-68, 19. Baskı.
Pekcanıtez, Hakan: İcra ve İflas Hukuku Pratik Çalışmalar, s. 62-63, 19. Baskı.
Borçlunun Üçüncü Kişilerde Bulunan Alacağının Haczi, Dergipark, 2020, s. 50-60.
İstanbul 14. İcra Müdürlüğü nezdinde yürütülen, dosya esas sayısı kamuya açıklanmayan icra takibi neticesinde verilen karar.
Wikipedia.
Resmî Gazete.
Finansal Eksen.
Muhammed Furkan Güldemir.